Hocalı Soykırımı Fotoğraf Sergisi

Hocalı Soykırımı Fotoğraf Sergisi

 

Geleneksel hale getirilen Hocalı Katliamı Fotoğraf Sergisi’ni TÜRKAV Mersin Şubesi, 3 Ocak Atatürk Meydanında gerçekleştirdi. TÜRKAV Mersin Şube Başkanı Mustafa TEKEREK ve TÜRKAV Yöneticileri ile üyelerin yanı sıra etkinliğe çok sayıda davetli katıldı. Gün içinde ziyaretçilerin akın akın geldiği sergi akşam saatlerinde sona erdi.

Gündem ile ilgili konuşmayı TÜRKAV Mersin Şube Başkanı Mustafa TEKEREK yaptı. Başkan TEKEREK, “ Dünya öyle soykırımlar yaşamış ki yıllar geçse de asla unutulmuyor. Fakat, çoğu ne yazık ki sorgulanmıyor, hatta gerçeklerin su üstüne çıkması adeta engelleniyor. Unutturulmak istenen soykırımlardan birinin de Hocalı Soykırımı olduğunu her fırsatta haykırmak icap ediyor. Gerçi, bu felaketle baş başa kalan Azerbaycan’ın gayretleri daima kendini hissettiriyor.

Bu arada Türk medyasında da bir takım haberler, yazılar ve yorumlar yayınlanıyor ama bunlar çok cılız. Buradaki basın mensuplarını tenzih ederek Türk basınının Hocalı Katliamı’na yabancı kaldığını belirtmek isterim. Hocalı Soykırımı’nı dile getirmek, her Türk gazetecisine ve televizyon yapımcılarına bir görev olmalıdır. Mesleğine yakışan da budur.

1992 yılı şubat ayında ‘modern’ dünyanın gözleri önünde, genelde uluslararası hukukun, özelde ise uluslararası savaş hukukunun hiçe sayılarak bebek, çocuk, kadın, yaşlı demeden yüzlerce sivilin en acımasız yöntemlerle ermeni birlikleri tarafından katledilmesi Azerbaycan’ın sinesinde unutulmaz yaralar açmıştır. Bu büyük yaranın acılarını bizler ve bütün kardeşlerimiz ebediyete kadar ruhlarımızda hissedeceğiz.

Bu arada bir kez daha Büyük Atatürk’ün ‘Azerbaycan’ın kederi kederimiz, sevinci sevincimizdir.’ vecizesinin akla gelmemesi imkânsızdır. Hocalı Soykırımı acısının unutulmaması, unutturulmaması ve adalet namına sorumluların hak ettikleri cezayı bulması için çalışan, çırpınan her bir gönül sahibinin insanlığa hizmet ettiği artık inkar edilemez bir gerçektir. Türkiye üzerinde dolaşan ‘kara bulutlar’ ile bizlere ‘Hocalı Soykırımı’nı asla unutturmaması gerekiyor. Ermeni devletini kınamak, hepimizin hem insani hem de milli görevidir. Aslında; bu katliamı her fırsatta dile getirip, gündemden düşürmemek de bizlere düşüyor. Ancak, kendi iç sorunlarıyla boğuşan ülkemizin, bu insanlık ayıbını pek kaale almadığı özellikle medyanın adeta susması insana ‘elem’ veriyor. Milli davalarını bile unutturacak ‘vahim’ gelişmeler içinde kendini bulan milletimizin bir şaşkınlık ve tereddüt dönemi geçirdiği de görülüyor. Herşeye rağmen, Türkiye’yi yalan dolan iddialarla dünyaya soykırımcı ilan etmeye kalkışan Ermenilerin, ‘Hocalı Vahşeti’ni bütün dünyaya duyurmak milli görev oluyor.

‘Hocalı Katliamı’nın, Rus askerlerinin desteği ile 25-26 şubat 1992’de Ermeni kuvvetlerince yapıldığı artık bütün ayrıntılarıyla ortaya çıkmıştır. ‘vahşetin gerisindeki Rusya’yı görmeden Hocalı Katliamı değerlendirilemez’ Her ne kadar; Rusya, ilgisinin olmadığını iddia etse de Rus ordusuna ait 366. Alayın 1991’in  sonbaharından beri Ermenilerin safında savaştığı, alaydan kaçan dört askerce doğrulanıyor. On bin nüfuslu Hocalı’da olaylar sırasında yaklaşık 3000 Azerbaycanlı yaşıyordu. Saldırıda ölenler hakkında verilen resmi rakam 613 kişi olmakla birlikte, şehit edilen Azerbaycanlıların binlerce kişi olduğu belirtiliyor. Saldırılar sırasında, Hocalı’da yaşayan Ahıska Türkleri de evlerinde yakılarak öldürülüyor.

28 Şubat’ta gazetecilerden oluşan bir grubun helikopterle katliamın yaşandığı yere gitmesinin ardından katliama dair elde edilen fotoğraf ve görüntüler, yabancı basında geniş yer buldu. 14.03.1992 tarihli fransız ‘le monde’ gazetesi katliama dair, ‘‘Ağdam’da bulunan basın mensupları, Hocalı’da öldürülmüş kadın ve çocuklar arasında kafa derisi soyulmuş, tırnakları çıkarılmış olanları gördüklerini yazdılar. Bu, Azerilerin propagandası değil bir gerçektir.’’  ifadelerini kullandılar. Rus ‘İzvestiya’ gazetesi ise 04.03.1992 tarihli sayısında “kamera kulakları kesilmiş çocukları gösterdi. Bir kadının yüzünün yarısı kesilmişti. Erkeklerin kafa derisi soyulmuştu.’’ ifadelerine yer verdi. Benzer tasvirler İngiliz, Ukrayna, Bulgaristan ve daha birçok yabancı medya organında da yer aldı.  Tüm dünyanın gözleri önünde meydana gelen Hocalı katliamına, uluslararası kurumlar ise sessiz kalmayı tercih etti. BM Güvenlik Konseyi 1993’te dört karar kabul etmiş olsa da, bu kararlar Hocalı Katliamı ile ilgili değil, ‘‘Ermenistan’ın Azerbaycan topraklarını işgal ettiğine’’ yönelikti. Hocalı’yı soykırım olarak tanımlayan ülkeler şöyledir: Azerbaycan, Meksika, Pakistan, Kolombia, Çek Cumhuriyeti, Bosna Hersek, Peru, İslam İşbirliği Teşkilatı, Parlamentolar Birliği, Honduras ve Sudan’dır. Türkiye ismini okumadım, dikkatinizi çekti herhalde. Çünkü meclisimizde Hocalı Soykırımı reddedildi. Bunun yorumunu sizlere bırakıyorum.

Yurtdışında Hocalı Katliamı anısına anıtlar inşa edilmeye başlandı. Bu anıtların ilki Hollanda’nın başkenti lahey(den haag) kentinde dikildi.  2008 yılında Macaristan’ın başkenti Budapeşte’de 2012 Ağustosu’nda Meksika başkentinde ‘Hocalı Soykırımı Anıtı’nın açılışı yapıldı.  Yine bu anıtlardan bir diğeri 2012 yılında 24 Şubatta Bosna-Hersek’in başkenti Saraybosna’da yapılmıştır. Türkiye’de ilk Hocalı Katliamı anısına anıt; başkent Ankara’da Keçiören’de daha sonra Beypazarı, Kızılcahamam ve Isparta’da yapılmıştır. 2012 Kasımında Türkiye’nin Kocaeli ilinde ‘Hocalı Soykırımı Müzesi’nin açılışı yapılmıştır. Neredeyse bütün dünya tarafından ‘resmen’ olmamakla beraber, tanınan Hocalı Soykırımı’nın artık en ince detayına kadar incelenmesi, araştırılması kısacası sorgulanması bekleniyor. Bu arada, gerek Suriye gerek Irak’ta Türkmenlerin de bu tür bir kıyıma maruz kaldıkları ve soydaşlarımızı daha büyük katliamın beklediğini de tekrar tekrar hatırlatmamız önem taşıyor. Unutulmamalıdır ki tarih hiçbir vahşeti, acıyı asla unutmuyor ve unutturmuyor.

Biz TÜRKAV’lılar da Hocalı’yı unutmayacağız, unutturmayacağız!

Afrin’de terör örgütlerine karşı mücadele eden kahraman ordumuza üstün başarılar diliyor, şehiterimize Allah’tan rahmet, yaralı askerlerimize acil şifalar diliyorum. Allah yar ve yardımcıları olsun.”

          Konuşmanın ardından fotoğraf sergisi gezildi.

 

 

Toplam 675 defa okunmu?tur.
Eklenme Tarihi : 7.3.2018 16:32:00
Payla? | |
MEHMET BULDU,  İSTANBUL,  19.7.1979
TAHSİN ESMER,   İSTANBUL,  19.7.1979
NİHAT HÜRLAN (GÜRCAN),  İSTANBUL,  19.7.1980
NURZAT KOYUNOĞLU,  MALATYA,  19.7.1980

Sizleri minnet ve sükran duygularımızla yadediyoruz. Ruhunuz şad, mekanınız cennet olsun. (Amin);
Ruhları için FATIHA
TÜRKAV GENEL MERKEZI        
Şahsınıza yapılan kötülüğü affedin, milletinizie yapılanı affetmeyin. Hz.Ali (r.a)
» Aktif Ziyaretçi 1
» Bugün Gelen 3245
» Toplam Ziyaretçi 9173117
SAYIN ZİYARETÇİMİZ
» Bu sitemizi ziyaretiniz
Paylaş | |
Eti Mah. Gazi Mustafa Kemal Bulvarı No: 54/4 - Çankaya / ANKARA Telefon ve Belgegecer :( 0312 ) 433 80 70 TÜRKAV Web Sitesi

Copyright © 2016 By Nogay  
Tüm Hakkı Saklıdır.