Başbuğ Alpaslan TÜRKEŞ
Başbuğ Alparslan TÜRKEŞ' in Hayatı
Milliyetcilik Anlayışı
Başbuğ'un Dış Politika Hakkındaki Görüşleri
Bilge Lider
Bir Nesil Yetiştiren Bayrak Adam
Başbuğ'un Özlü Sözleri
Ana menü
Anasayfa
Haber
Ziyaretçi Defteri
İletişim
Duyuru
Faaliyetler
Kültür ve Sanat
Yönetim ve Çalışma Grubu
Kategoriler
Haber
Yazılar
Şiir
Siyaset
Ekonomi
Eğitim
Sağlık
Din
Spor
Sendika
Forum
Kardeş Kuruluşlar
Ülkücü İşciler Derneği
Türkiye Kamu Sen
Türk Büro-Sen
Türk Eğitim-Sen
Türk Emekli-Sen
Türk Enerji-Sen
Türk Haber-Sen
Türk İmar-Sen
Türk Kültür ve Sanat-Sen
Türk Sağlık-Sen
Türk Tarım Orman-Sen
Türk Ulaşım-Sen
Türk Yer Hizmet-Sen
Ülkücü Teknik Elemanlar Derneği
Namaz Vakti
Sayaç
Bugün  Toplam 
 Tekil 61700 
 Çoğul 77385 
 Online
 IP 38.107.191.107 
turkav
Mübarek Ramazan Bayramının Türk İslam alemine ve Kamu Çalışanı arkadaşlarımıza hayırlara vesile olmasını Yüce Allah'tan diler, milletimizin ve tüm Kamu Çalışanı arkadaşlarımızın Bayramını kutlarız.
Bayramlaşma Vakıf Genel Merkezimizde Bayramın 1. günü Saat:12:00-13:30 arası olacaktır.

TÜRKAV
Genel Merkezi,


bafraturkav
TÜRKAV Bafra Şubesi’nden Kıyafet ve Kırtasiye Yardımı
TÜRKAV Bafra şubesi Ramazan bayramında Yoksul vatandaşlara kıyafet ve kırtasiye yardımı yapacak.07 Eylül 2010 / 01:00
Konuyla ilgili konuşan Türkav Bafra Şube başkanı Uğur Hatipoğlu;; “Malumunuz olduğu üzere Bafra'da çok sayıda fakir vatandaşımız bulunmaktadır.



TÜRKAV olarak her zaman ifade ettiğimiz gibi amacımız siz yardımsever gönüllüler desteği ile bu fakir kardeşlerimize yardımcı olmaktır. Bu mana da faaliyetlerimiz devam etmekte ve sizlerin desteği de memnuniyetle sürmektedir.



Bayramlar , aziz Türk milletinin derin köklerinde yatan dayanışma ve yardımlaşma ruhunun ortaya çıktığı müstesna günler olmuştur., “Ülkemizde bu tür dayanışma ve yardımlaşma faaliyetlerinin sayısının artması gerekiyor.



Özellikle Baframızın varoş mahallelerinde bulunan çoğu ailelerimiz muhtaç durumdalar.



"Bafra da özellikle işi gücü olmayan, herhangi bir sosyal güvencesi bulunmayan, çeşitli nedenlerle ekonomik sıkıntılar çeken ailelere mübarek ramazan ayını rahat geçirebilmeleri adına gıda yardımında bulunmaya çalıştık... ”TÜRKAV olarak Bafra'nın fakir Mahallelerinde yaşayan i ihtiyaç sahiplerine (Kemalpaşa,Bahçeler,Fatih,Fevzi Çakmak ,Altınkaya.Mevlana mah.) ramazan Ayı içerisinde toplam 150 aileye gıda yardımında bulunduk. Bafra Şehit Aileleri ve Gaziler Dayanışma Derneği ve Kemalpaşalılar derneği ile işbirliği yaparak mağdur olan fakir ailelere ve şehit yakınlarına gıda yardımı ulaştırdık. Ramazan Bayramında ise ihtiyaç sahiplerine giyecek ve kırtasiye yardımı yapmak amacıyla hazırlıklarımızı tamamladık.



Bizlere hayırseverler tarafından ulaştırılan elbise ve ayakkabı ve kırtasiye malzemelerini tasnif ederek paketledik.



Yardım paketlerinin hazırlanmasında ilçemiz içinde ve dışında yaşayan, ekonomik durumları iyi olan kişi ve kuruluşlardan da istifade ettik.



TÜRKAV olarak bizler de hem bütçemiz dahilinde katkı sağlamaya çalıştık, hem de yapılan yardımlaşma organizasyonunda aracı olarak, yardımların ihtiyaç sahiplerine ulaşmalarında köprü görevi görmeyi amaç edindik.Giyecek ve kırtasiye içeren bu yardım paketlerini daha önceden tespit ettiğimiz dar gelirli ailelere ulaştırmayı hedefliyoruz.



Tüm Bafralı yardımseverleri bu tür organizasyonları desteklemeye bekliyoruz.''Dedi..






http://www.bafraajans.com/haber/turkav-bafra-subesinden-kiyafet-ve-kirtasiye-yardimi-7359.html
K.Hasan
Nasıl yıkılır?
Bu ülkede yaşayan ve hangi din, hangi ırk, hangi renkten olup, hangi dilden konuşursa konuşsun ezici çoğunluğu “Türk’üm” demekten -henüz- utanç duymayanlara, “Türklük; Kürtlük, Çerkezlik, Lazlık gibi bir alt kimliktir. Üst kimliğiniz Türkiyeli Müslüman olmalıdır...” dersiniz.

Güneydoğu bölgesi, aşiret ve dalaletin pençesinde kıvranırken siz Kuzey Irak’a gider, ABD’nin uşağı Kürt hükümetinin elini eteğini öpersiniz. Yetmez, sizin Kürtleriniz aşiretin beslediği cehalet, cehaletin beslediği töre vahşetinin kucağında işsizlik ve yoksulluktan kıvranırken, siz düşmanın çakma Kürt devletine 500 iş adamıyla çıkarma, milyarlarca dolarlık yatırım yaparsınız. Güneydoğu’da yaşayan Türklere ve Kürtlere kesintisiz veremediğiniz elektriği, Irak’taki Kürtlere verirsiniz. Kurmadığınız altyapıyı, yolları, köprüleri, yurtları, hastaneleri, fabrikaları Irak’taki Kürtlere kurarsınız.

Yetmez! “Kürt açılımı” diye sınırı açar, çakma Kürt devletinde konuşlanan çocuklarınızın katillerini PKK bayrağıyla karşılatır, davul zurna vurdurur, ayaklarına kadar g*türdüğünüz adliyeye, temenna çaktırırsınız.

Yetmez! İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nde meclis üyesiyken “kadın personele cinsel taciz”den kovulan demokrasi biti ve sair sülükleri, TV’lerde açılım savunmakla görevlendirir, hatta ağzından salyalar saçarak Kürtçülük propagandası yapan biti, ABD’ye “arabulucu” olarak atarsınız.

Sekiz yıl önce “sıfır”lanan terörü azdırmaya bu kadarı yeter. Ama devleti yıkmaya yetmez. Kolları sıvar, devletin parçalanması önündeki en büyük engel, orduyu ufalamaya başlarsınız.

***



Yıllarca PKK’ya karşı savaşan halk kahramanlarını, çakma tanıklar, çakma tutanaklar, çakma iddialarla “terörist” diye tutuklar, yargılarsınız. Bu ülkenin Türk, Kürt, Çerkez, Laz demeden, ayrım yapmadan yetiştirdiği halk çocuklarını, gencecik, vatansever teğmenleri düzmece darbe senaryolarıyla biçer, ne olur ne olmaz diye, iyice karalamak için de bizzat bulanlar tarafından konulmuş uyuşturucu bulundurmaktan içeri tıkarsınız.



Böylece PKK’ya karşı savaşacak olan subaylar, canlarını dişlerine takarlarsa, o dişlerin savundukları devlet tarafından söküleceğini gayet iyi anlarlar!



Anlamayacak kadar kalın kafalı subaylar hâlâ savaşır gibi mi yapıyor? Bu halk hâlâ oğlunu onlara emanet ediyor, askere gönderirken davul zurna mı çalıyor?



Çaresi kolay: Çıkar kürsülere, Filistinli çocuklara ağlarsınız. Gazze’ye cihat gemileri kaldırır, Türkiye PKK’nın öldürdüğü 13 askerine gözyaşı dökerken, siz İsrail’in öldürdüğü 9 mücahide hıçkırırsınız.



Özbeöz çocuklarınız, askerleriniz, sizin vatanınız için her gün ölürken ilan edilmeyen yasları, Gazze için ölenlere tutarsınız.



Baktınız tık yok, PKK’nın 7 asker daha öldürdüğü gün, 30 yıl önceki askeri cuntanın astırdığı 4 gence ağlarsınız.



Yine mi anlamadılar? Güney Doğu’da savaşan Mehmetçiklere sahip çıkan vakfın başkanı başta, 102 generali sorgusuz sualsiz, beş ay süreyle mahkemeye çıkarılmamak üzere tutuklarsınız. Bir yandan 30 yıl önceki hukuksuz zulme ağlar, 30 yıl sonraki hukuklu zulmü de eline balyoz verdiğiniz yargının üstüne atarsınız.

Bütün bunlar, bir halkı çıldırtmaya yeter. Hatta halkın bir bölümünün öteki bölümüne duyduğu hıncı katlay***k ulusu birbirine düşürmeye de yeter.

Ama devleti yıkmaya yetmeyebilir. Baktınız yıkılmıyor, hakkaniyet duygusunun dibini oymaya azimle devam edersiniz.

Sizin ihaleciler ticarette yükünü tutar, borsada oynar, şakşakçıları da onları medyalamaktan beslenirken, halkın çocukları dağlarda ölür. Siz de çulsuz ailelerine cenazede ayıp olmasın diye sadaka üst baş düzersiniz.

İki ayağına platin çakılı işsiz gaziyi, mevsimlik işçi olmak için orman müdürlüğüne başvurunca 1500 metre koşturur, koşamayınca da işsiz bırakırsınız. Sonra da çıkıp, iş çok, çalışan yok gibi yapar, iş beğenmeyen işsizleri güzelce azarlarsınız.

Ardından afili bir mümkünse kaz- tüyü bulursunuz. Tarar, parlatır, İkinci 12 Eylül Anayasası geçerken, üstüne dikmeye hazırlarsınız.

Böylece elinizden gelen her şeyi yapmış, artık ok yaydan çıkmış, günah sizden gitmiş olur. Seyrine oturup, hazırladığınız yıkımı beklersiniz. Bir şeyler mutlaka yıkılacaktır, çünkü.

Devlet yıkılırsa ne âlâ.

Yıkılmazsa da siz yıkılırsınız zaten


turkav
Adana Şube Başkanımız Mehmet KÜLAHLIOĞLU'nun saygıdeğer eşinin babası hakkın rahmetine kavuşmuştur, Saygıdeğer başkanımıza ve kederli ailesine sabır diler, merhuma Yüce Allah'tan rahmet dileriz.

Mehmet KÜLAHLIOĞLU İrt.Tlf.No:05052551757

TÜRKAV
Genel Merkezi
turkav
Kadirli Şube Başkanımız Ethetm DEMİRALAY'ın saygıdeğer eşinin annesi hakkın rahmetine kavuşmuştur, Saygıdeğer başkanımıza ve kederli ailesine sabır diler, merhuma Yüce Allah'tan rahmet dileriz.

Ethem DEMİRALAY İrt.Tlf.No:05322240840

TÜRKAV
Genel Merkezi
kadirli
TÜRKAV KADİRLİ ŞUBE BAŞKANIMIZ ETHEM DEMİRALAY'IN KAYNANASI VEFAT ETMİŞTİR.MERHUMEYE RAHMET,KEDERLİ AİLESİNE BAŞSAĞLIĞI DİLERİZ. FAZLI ÇATALBAŞ TÜRKAV KADİRLİ ŞUBE BAŞKAN YARDIMCISI
turkav
ZAFER AZİZ TÜRK MİLLETİNİNDİR
26 Ağustos ve 30 Ağustos
ZAFERLERİ

Anadolu’yu yurt edinmemize sebep olan 26 ağustos 1071 Malazgirt Savaşının tarihi ile Türkleri Anadolu’dan çıkartıp geldikleri yere sürmek isteyen Haçlı bozuntularını alt ettiğimiz, 30 Ağustos 1922 Başkomutanlık Meydan Savaşlarının Zafer tarihleri Ağustos ayıdır.
30 ağustos 1922 Zaferi, Türk tarihinin en önemli dönüm noktalarından biridir. Haçlı ordularına karşı ve onların dayatmaları ile, Mondros ve Sevr anlaşmaları ile eli kolu bağlanan Türk Milletinin, milli şuurla Kuvay-ı Milliye ruhu ile yeni bir mücadele orta****a girmesidir.
30 Ağustos 1922 Anadolu’yu teslim etmeme mücadelesinin adıdır. 30 Ağustos 1922 Haçlı ordusuna karşı, ülkesi işgal edilmiş milletimizin düşmana başkaldırışının adıdır. 30 Ağustos 1922 Hilalin sönmeyen zaferinin adıdır.
Kısaca 30 Ağustos 1922 tarihi Haç’ın hilalin üstüne gölgesinin dahi düşürtülmeyeceğinin mesajıdır-adıdır.
Ağustos ayı yılın 12 ayından en hayırlı bir aydır.
İşte bu bir Hayır’dır, binlerce Hayır vardır.
30 Ağustos Zafer Bayramımızın 88. Yılı Kutlu Olsun.
turkav
TÜRK DAYANIŞMA KONSEYİ’ ni Oluşturan 71 Sivil Toplum Kuruluşunun 12 Eylül 2010 Tarihinde Yapılacak olan Anayasa Referandumu Konusundaki Tavrı TÜRKAV Genel Başkanı Şemsettin YELMEN Tarafından HAYIR Olarak Açıkladı.

Saygıdeğer Basın Mensupları ve Muhterem Katılımcılar;

Yetmiş sivil toplum kuruluşunun oluşturduğu bir platform olan Türk Dayanışma Konseyinin, kuruluş temsilcileri olarak, yaşamakta olduğumuz referandum süreci ile ilgili görüş ve düşüncelerimizi, saygıdeğer medyamız vasıtasıyla aziz milletimizle paylaşmak üzere, bu toplantımızı düzenlemiş bulunmaktayız.

Sözlerimizin başında, hepinize hoş geldiniz der, en iyi dileklerimizi sunarız.

Değerli Basın Mensupları

Bugüne kadar Türk Dayanışma Konseyi olarak, Ülke meseleleri ile ilgili görüş ve düşüncelerimizi yine medyamız aracılığı ile milletimizle birçok defa paylaşmıştık.

Yaşamakta olduğumuz referandum süreci ile ilgili görüş ve düşüncelerimizi ortaya koymak maksadıyla böyle bir toplantıyı planlamamıştık.

Planlamamıştık, çünkü bize göre referandum, seçmenlerin hür iradeleri ile tercihlerini ortaya koyacakları bir halk oylaması niteliği taşır.

Ama görüyoruz ki, seçmenlerin hür iradelerine tehditle, şantajla, vaatlerle, rüşvetle, adil olmayan yöntemlerle ipotek konulmaya çalışılıyor dahası hür iradeye pranga vurulmak isteniyor.

İktidar ve özellikle Başbakanın söylem ve eylemleri toplumu kutuplaştırıyor, ayrıştırıyor ve cepheleştiriyor.

Açıklama yapmak zarureti hissetmemizin sebebi, Başbakanın sivil toplum kuruluşlarını oylarının rengini belli etmesi yönünde açıklama yapmaya zorlaması, üstelik bu konuda tehdit olarak algılanabilecek ifadeler kullanmasıdır.

Bilindiği gibi sayın Başbakan, alanlarda ve demeçlerinde “bazı sivil toplum kuruluşları evet dese de yeterli değil”, “Sessiz kalanlar bilesiniz ki yarın huzurumuza geldiğinizde bizde sessiz kalırız” ,“Bitaraf olanlar bertaraf olur, bunu böyle bilesiniz” gibi cümleler kullanmıştır.

Yani Başbakan toplumu tehdit etmiştir!

Aslında Başbakan “ya yanımda olur evet dersiniz, ya da sizi darmadağın ederim, size hayat hakkı tanımam” demeye getiriyor.

Bugün artık Başbakanın evet oyu alabilmek için, tehdit, şantaj, vaat gibi akla gelebilecek her yolu denediği net bir şekilde ortaya çıkmıştır.

Türk siyasi hayatında örneğine ilk kez rastladığımız bu anti demokratik tutumun insan haklarına da aykırı olduğu açıktır.

Bizler Türk Dayanışma Konsey Olarak;

İçinde bulunduğumuz referandum sürecinde, sivil toplum kuruluşlarının, sendikaların, iş dünyası teşkilatlarının, odaların, borsaların oy rengini açıklaması yönünde zorlanmalarını, tehdit edilmelerini hem gayri ahlaki buluyor, hem de şiddetle kınıyoruz.

Değerli Basın Mensupları;

Bizler, 70 sivil toplum kuruluşunun temsilcileri olarak; üyelerimiz tarafından bizlere verilen yönetim vekâletine dayanarak, ülkemizin ve aziz milletimizin g*türülmek istendiği karanlık dehlizleri görerek, bu aldatma ve kandırmadan ibaret anayasa değişiklik paketine, tüm şantaj ve tehditlere rağmen “Hayır” diyeceğimizi ilan ediyoruz.
Neden Hayır dediğimizi hür irademizle ve gerekçeleriyle Türk kamuoyuna açıklamak istiyoruz.

Buradan Aziz Türk Milletine sesleniyoruz!

Önümüze konulan anayasa değişiklik “paket”i ne toplumsal ne de siyasal anlamda bir mutabakatın ürünüdür. Aksine işbaşındaki iktidarın despotik bir dayatmasıdır. Bu sebepten toplumsal uzlaşmayı temsil etmesi gereken anayasa, şimdiden toplumsal ayrışmanın, hatta toplumsal çatışmanın ciddi bir dinamiği haline gelmiştir.

Hâlbuki1982 anayasasında bugüne kadar 86 madde iktidar ve muhalefet partilerinin birlikte ve büyük çoğunlukla ittifakı ile değiştirilmiş ya da bazı maddelere eklemeler yapılmıştır.

Yani bu ülkede ilk defa anayasa değişikliği yapılmıyor!

Paket olarak dayatılan bu anayasa değişikliğinin toplumun ihtiyaçlarına cevap vermek için hazırlanmadığı ortadadır.

Yapılan bu değişiklikler, aralara belli kesimlerin hoşnut olacağı ve kimsenin de itiraz etmeyeceği maddeler serpiştirilerek, süslenip makyajlanarak iktidarın ihtiyaçlarına ve gerçekleştirmek istedikleri karanlık hedeflere göre hazırlanmıştır.

Toplumun duyarlılıklarını ve acılarını istismar eden bazı maddelerin pakette yer alması, özellikle referandumun kabul ettirilmesi için gündeme getirilmiştir.

Bu değişikliklerin ne demokrasi ile nede insan hakları ile alakası yoktur. Bu bir AKP anayasa metnidir.

Vitrine konan bazı maddelerden örnekler vererek konuyu irdelemek istiyoruz.

Bu paketteki temel insan hak ve özgürlükleri konusunda ki değişiklikler –ki kadınlara, yaşlılara, engellilere pozitif ayrımcılık, çocukların istismarının önlenmesi gibi –zaten altına imza attığımız uluslar arası sözleşmelerle taahhüt ettiğimiz konulardır. Anayasamızın 90.cı maddesi, insan hak ve hürriyetleri ile ilgili sözleşmeleri anayasanın üstünde görmektedir. Bu konularla ilgili mevzuatımızda sözleşmelere uyumlu hale getirilmiştir. Kaldı ki bu konuda eksiklikler varsa her zaman düzeltilebilir.

Bu konuların referanduma sunulması doğru bir tavır mıdır?

Referandumda hayır çıkarsa, bu temel hak ve özgürlükler uygulanmayacak mıdır?
Eğer 8 yıldır bu konularda bir ilerleme kaydedilmemişse, İktidarın yönetim becerisindeki zafiyetinden değil midir?

İktidar, bu konuları istismar alanı olarak kullanmakta ve bu pakette geçirmek istediği maddelerin yanında, insan temel hak ve hürriyetleri ile ilgili maddeleri, Amerikan pazarlama tekniği ile promosyon olarak millete sunmaktadır.

Diğer taraftan seyahat hürriyeti ile ilgili değişiklikle vergi kaçırma fiilini işleyenler ve asker kaçakları yurt dışına çıkabilecekler hatta kaçabileceklerdir. Başka bir deyişle suç işlemek adeta anayasal bir himaye altına alınarak teşvik edilmektedir.

AKP yöneticileri ve yandaş tüccarlar acaba kendileri için kurtuluşu yurt dışına kaçmakta mı görüyorlar?

Ayrıca geçici 15.ci maddenin kaldırılmasıyla 12 Eylül cuntacılarıyla hesaplaşacaklarını söylemeleri külliyen yalan ve aldatmacadır. İlgili madde için zaman aşımı durumu ve dokunulmazlıklar kalkmadığı sürece ve yine sanık lehine kanunun uygulanması prensibi yürürlükte iken, 12 Eylül darbecilerine hesap sormak mümkün değildir.

Bu konuda ne yazık ki, 12 Eylül’ün mağdur ve mazlumları kandırılmakta, istismar edilmekte ve bazıları propaganda aracı olarak kullanılmaktadır.

Yine sormak isteriz ki, kişisel bilgilerin korunması anayasal güvence altına alınmadığı için mi, hiçbir dönemde olmadığı kadar bu iktidar döneminde ayaklar altına alınmıştır?

Ayrıca Kamu denetçiliği ile ilgili madde demokratikleşme konusunda şaşalı bir şekilde takdim ediliyor. Devletin işleyişini denetleyecek böyle bir kurumun görev ve yetkilerinin iktidar tarafından belirleneceği ve kadrolaşma alanı olarak kullanılacağı göz önüne alındığında “vay ülkemizin haline”! demekten kendimizi alamıyoruz..

Diğer taraftan memurlara toplu görüşme yerine, toplu sözleşme de bir aldatmacadır. AKP 2002 yılında memurlara grev hakkı vereceğinin sözünü vermiş olmasına rağmen bu değişiklikte grev hakkı yoktur.

Toplu Sözleşmede sendikalar ve hükümetler anlaşamazsa İktidar tarafından seçilen Hakem Kurulu karar verecektir. Bu durumda memurların kazanımı ne olacaktır?

Sayın Basın Mensupları

Aslında bu anayasa değişiklik paketinin esasını Anayasa Mahkemesi ve Hâkimler Savcılar Yüksek Kurulu ’nun yapısını değiştirmek teşkil etmektedir. Bu durum, yasama ve yürütmeyi elinde tutan AKP’nin yüksek yargıyı da ele geçirme operasyonudur.

Hepimizin bildiği gibi Demokratik Parlamenter rejimin devamı yasama, yürütme ve yargının birbirinden bağımsız çalışması yani kuvvetler ayrılığı prensibine dayanır.

Yasama, yürütme ve yargının bir elde toplanmasının adı artık demokrasi değil diktatörlüktür.

Ayrıca Anayasa Mahkemesinde yapılmak istenen değişiklinin esas amacının, bu dönemde kurulan soygun, vurgun, talan düzeninin müstakbel sanıklarını ve etnik bölücüleri, Yüce Divan’da yandaş hakimler eliyle aklamak olduğu iyice gün yüzüne çıkmıştır.
HSYK’nın üye seçimi ve üye yapısı ince ince hesaplanarak Adalet Bakanı’nın emrinde bir kurul haline getirilmekte böylece yargı tamamen siyasete teslim edilerek, yandaş yargı oluşturulmak istenmektedir.

Yine Anayasa Mahkemesi ile ilgili değişiklikte, yüce divan kararlarına yeniden inceleme yolu açılacak, bölücülük ve PKK ile işbirliği suçundan milletvekilliğinden azledilen kişilere, milletvekillikleri iade edilecektir.

Ayrıca bu pakette 9. Madde ile mevcut anayasa da eylem ve söylemleri ile partisinin kapatılmasına sebep olan milletvekillerinin, milletvekilliğinin düşmesine yönelik düzenleme ortadan kalmaktadır. Yani Mecliste her türlü bölücülük serbest hale gelmektedir.
Değerli Basın Mensupları;

Bu Anayasa değişikliğinin, AB, ABD ve etnik bölücü terör örgütünün istekleri doğrultusunda, iktidar tarafından yürütülen ama milletimizi çileden çıkaran, Habur görüntüleri ile şimdilik kesintiye uğrayan “Açılım” projesine de alt yapı oluşturduğu Başbakan tarafından itiraf edilmiştir.

AKP, Türk Milletinin bekasını tehdit eden, dıştan güdümlü yasaları çıkarabilmek ve dış mihrakların taşeronu olan PKK’nın isteğine cevap veren milli devletin, üniter yapının, milli kimliğin ortadan kaldırılacağı federatif yapılanma için, yeni Anayasa değişikliklerinin 2011’den sonra gündeme getirileceğini de ilan etmiştir.

Milletimize onaylatılmak istenen bu Anayasa değişiklik paketi ise, yıkım projesinin anayasal ilk adımıdır.

Kısacası ülkemizin birlik ve bütünlüğüne kasteden, Türk milletinin kardeşliğini ortadan kaldırmayı amaçlayan adına “Açılım” denilen yıkım projesi Türk Milletine onaylatılmak istenmektedir.

Değerli Basın Mensupları

Bizler Türk Dayanışma Konseyi olarak;

Referandumda,

- Sözde demokrasi adına paketin içine serpiştirilmiş tuzaklara “HAYIR” diyoruz.

- Bu Anayasa Değişiklik paketi ile Devletimizin kuruluş felsefesini ve temellerini sarsarak, milli birlik ve bütünlüğü yok etmenin alt yapısı hazırlandığı için, Cumhuriyetimizi ve milli üniter devlet yapımızı koruma ve kollama adına “HAYIR” diyoruz.

- Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşunu ve milli mücadeleyi bir türlü hazmedemeyenlerin, Sevr destekçilerinin, kendini Türk değil, Türkiyeli hissedenlerin isteklerine cevap veren bu değişikliklere “HAYIR” diyoruz.

- Hiçbir ciddi devletin tartışmadığı ve tartışılmasına izin vermeyeceği konuları, sözde demokratikleşme ve sivilleşme adı altında tartıştıran bu zihniyeti önleme adına “HAYIR” diyoruz.

- İktidarın zihinlere soktuğu etnik köken fitnesi devam etmesin diye “HAYIR” diyoruz.
- Yasama, yürütme ve yargının tek bir gücün eline geçerek demokrasinin diktatörlüğe dönüşmesini ve yeni Führer’lerin oluşmasını engellemek için “HAYIR” diyoruz.

- Etnik bölücülüğe ciddi seviyede cüret kazandıran bu sakat siyasi anlayışa artık yeter, artık dur demek için “ HAYIR” diyoruz.

- Bölünmüş Türkiye projelerine, yeni Habur görüntülerine fırsat vermemek için “HAYIR” diyoruz.

- Bölücü terörün hedef ve taleplerinin AKP zihniyetinin söylem ve eylemleriyle birçok noktada örtüştüğünü gördüğümüz için “HAYIR” diyoruz.

- Türkiye’nin işsizlik, yoksulluk, açlık, yolsuzluk ve özellikle terör gibi gerçek gündemi ortadayken, gündemin üstünün seviyesi giderek her geçen gün düşen referandum tartışmaları ile örtülmesine karşı olduğumuz için “HAYIR” diyoruz.

- Terör Anadolu’nun iç merkezlerine kadar yayılmışken, Doğu ve Güneydoğu’da adeta iç savaş ve kalkışma provaları yapılırken, Demokratik özerklik ve Türk Bayrağının yanına ikinci bir bayrak konulması talep edilirken ve BM’lerin konuya el atması yönünde fütursuzca beyanlar verilirken sessiz kalan bu hükümete “HAYIR” diyoruz.

- Medya’da, iktidara yandaş yazarçizer ve dışarıdan güdümlü kişilerin aylardır, Türk milletinin algısını değiştirmeye yönelik bölünme senaryolarını ayyuka çıkarmasına zemin hazırlayan ve destek veren AKP politikalarının son bulması için “HAYIR” diyoruz.

- Darbelerden hesap sorma, vesayet kaldırma, demokrasi getirme gibi değerler üzerinden yapılan istismarlara son vermek için “HAYIR” diyoruz.

- Toplumsal huzursuzluk alanlarının genişlemesine, cephelerin derinleşmesine, ülkemizin yeni sosyal krizlere sürüklenmesine karşı olduğumuz için “HAYIR” diyoruz.

- Vurguncuların, soyguncuların, haram lokma yiyenlerin hesap vermekten kurtulmasına müsaade edilmemesi için “HAYIR” diyoruz.

- Türkiye’nin daha ezik, daha çaresiz, daha yoksul bir ülke durumuna düşürülmesinin engellenmesi için “HAYIR” diyoruz.

- Sekiz yıllık yıkım sürecinin artarak devam etmesinin önüne geçmek ve Türk Milletine biçilmek istenen kefeni yırtmak için “HAYIR” diyoruz.

- Türk Kamuoyuna Saygılarımızla Arz Ederiz.

Türk Dayanışma Konseyi


TÜRK DAYANIŞMA KONSEYİNİ OLUŞTURAN ÜYE KURULUŞLAR

*Aydınlar Ocağı Genel Merkezi(İstanbul)
*Azerbaycan Kültür Derneği
*Avrasya Kültür Derneği?
*Avrasya Kültür Sanat Birliği Derneği
*Başkent İktisatçılar Eğitim Yardımlaşma Dayanışma Derneği
*Bayır Bucak Türkleri Kültür ve Dayanışma Derneği
*Bilişim 2023 Derneği
*Birleşik Emekliler Derneği
*Devlet Denetim Elemanları Derneği
*Doğu Türkistan Kültür ve Yardımlaşma Derneği Genel Merkezi (Kayseri)
*Doğu Türkistan Kültür ve Yardımlaşma Derneği (Ankara Şb.)
*Eğitim 2023 Derneği
*Ekonomi 2023 Derneği
*Enerji 2023 Derneği
*Hacettepe ve Beytepe Kampüsü Mezunları Sosyal Yardımlaşma Derneği
*Irak Türkleri Yardımlaşma Derneği
*Kadın Hareketi Derneği
*Kıbrıs Türk Kültür Derneği
*Kırım Türkleri Kültür ve Yardımlaşma Derneği
*Milliyetçi İşadamları Derneği (MESANDER)
*Özürlüler Kültür ve Dayanışma Derneği – (Öz-Bir)
*Polatlı Kırım Türkleri Derneği
*Siteler Sanayici ve İşadamları Derneği
*Teknik Öğretmenler Derneği
* Terör Mağdurları Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği (Şehit Aileleri)
* Ticaret ve Turizm Mezunları Derneği
* Türk Dünyası İnsan Hakları Derneği
* Türk Dünyası Kadınları Dostluk ve Dayanışma Derneği-(TÜDKAD)
* Türk Hukuk Enstitüsü Derneği
* Türk Ziraat Yüksek Mühendisleri Birliği Derneği
* Türkiye Kırgızistan Dostluk Derneği
* Türkiye Türkmenistan Dostluk Derneği
* Ulaşım 2023 Derneği
* Ülkücü Teknik Elemanlar Derneği (ÜLKÜ –TEK)
* Ülkücü İşçiler Derneği
* Ziraatçılar Birliği Derneği
* Gazi Eğitim Mezunları Vakfı
* Gazi Üniversitesi Müh.- Mim. Fak. Mezunları Vakfı
* Karadeniz Teknik Üniversitesi Mezunları Vakfı
* KÖK Sosyal ve Stratejik Araştırmalar Vakfı
* Kırım Gelişim Vakfı
* Teknik Eğitim Vakfı
* Türk Aydınlar Vakfı
* Türk Bilim Araştırma Vakfı (TÜBAV)
* Türk Veteriner Hekimler Birliği Vakfı
* Türk Ziraat Mühendisleri Birliği Vakfı
* Türkiye İlahiyatçılar Birliği Vakfı
* Türkiye Kamu Çalışanları Vakfı (TÜRKAV)
* Türkiye Sağlık Çalışanları Eğitim ve Dayanışma Vakfı (TÜSAV)
* Türkiye ve Türk Dünyası İktisadi ve Sosyal Araştırmalar Vakfı (TİSAV)
* Türkiye Eğitim Çalışanları Kalkınma Dayanışma Vakfı
* YÖRTÜRK Yörük Türkmen Vakfı Genel Merkezi – (Ankara)
* Türkiye Kamu Çalışanları Sendikaları Konfederasyonu (TÜRKİYE KAMU-SEN)
* Uluslararası Avrasya İnsan Hakları Federasyonu
* Kırım Tatar Dernekleri Federasyonu
*Kırım Tatar Milli Hareket Teşkilatı Türkiye Temsilciliği
* Orman Mühendisleri Odası
* Veteriner Hekimler Merkez Birliği Merkez Konseyi Başkanlığı
* Türkiye Haber – İş Sendikası
* Türk Enerji-Sen
* Türk Büro-Sen
* Türk Sağlık-Sen
* Türk Tarım Orman-Sen
* Türk Eğitim- Sen
* Türk Ulaşım-Sen
* Türk Diyanet Vakıf-Sen
* Türk Haber-Sen
* Türk İmar-Sen
* Türk Yerel Hizmet-Sen
* Türk Kültür Sanat-Sen
* Türk Emekli – Sen

alpercccan
12 Eylül'ün gerçek mağdurları ne diyor?
19 Ağustos 2010 Perşembe 09:07
12 Eylül darbesinin ardından tutuklanan ve 36 yıl cezaya çarptırılan Şahan Özgenç, referandum kararını Gazete5’e açıkladı. Özgenç, “Oyum ‘hayır’ olacak” dedi.


GAZETE5/Selda Öztürk KAY- Referandumda “hayır” oyu vereceğini açıklayan 12 Eylül mağdurlarından ve TÜRKAV eski Genel Başkan Yardımcısı Şahan Özgenç, kararının gerekçesini şu sözlerle dile getirdi:

“Bu referandum neticesinde 12 Eylül ile ilgili herhangi bir şey olmayacağını düşünüyorum. 1980’de yapılan ihtilale yönelik, oradaki mağduriyetleri gidermeye yönelik herhangi bir durum yok ortada. Bunun yanında, darbeyi yapan paşalara, generallere yönelik herhangi bir uygulama da söz konusu değil. Yargılama olmayacak. Paketin tamamını inceledim, okudum. Ufak tefek bir takım maddeler var ancak genel anlamda mantığa ve hukuka aykırı. Şayet maddeler tek tek oylansaydı, bazı maddelere ‘evet’ diyebilirdik. Şu durumda, o maddelerin tümü bir paket haline getirilip, halktan da tek bir cevap isteniyor. Onun için mantıklı görmüyorum. Samimi de bulmuyorum.”

BAŞBAKAN’IN GÖZYAŞLARI BENİ HİÇ ETKİLEMEDİ

Anayasa referandumuyla ilgili yapılan düzenlemelerin altında bir takım gizli hadiseler olduğunu söyleyen Şahan Özgenç, bu maddelerin kabul edilebilmesi için 12 Eylül’de mağdur olmuş insanların acı ve ızdıraplarından faydalanılmasını da eleştirdi. Özgenç, o dönem yaşadıklarını şöyle anlattı:

DAHA ANLATACAK ÇOK ŞEY VAR
Şahan Özgenç’in 12 Eylül ihtilalinin ardından cezaevinde kaldığı 6 yıl, öğretmen olan eşi Emine Özgenç tarafından bir süre önce kitaplaştırıldı. Emine Özgenç, içeride türlü acılar çeken eşinin yaşadıklarını “Eylül 12’den vurdu” adlı eserinde anlattı. 12 Eylül’ün en büyük mağdurunun “ülkücüler” olduğunu söyleyen Şahan Özgenç, Emine Özgenç’in kaleme aldığı kitapla ilgili duygularını şu sözlerle dile getirdi:


“Ama bu mücadele olarak görülmedi. Ülkücülerin mücadelesi, akla geldiği zaman kullanılan bir argüman olarak kaldı. 12 Eylül’ün de en büyük mağduru ülkücü camiadır. Eşim bunu dışarıda yaşadı. Ben içerde yaşadım. Ben yaşadıklarımı anlattım, o her ikimizin yaşadıklarını yazdı…

12 Eylül’de cezaevinde yatanların yaşadığı ağır dramların dışında, ailelerin ıstırapları da vardı. Ailelerin neler yaşadığını kimse bilmez. Ben, bunların yazılması taraftarı değildim. Ancak daha sonradan yaşananlar, bu düşüncemi değiştirdi. O dönemde ülkücüler hiç mağdur olmamış gibi propaganda yapılıyordu. Dolayısıyla unutmak istediğimiz şeyleri tekrar hatırladık, tekrar yaşadık. Elbette bu kitap, buzdağının yalnızca suyun üzerinde kalan kısmı kadar oldu… Daha anlatılacak çok şey var.”

“12 Eylül’de ben ve birçok arkadaşımız sağlığını kaybetmiştir. Altı yıl cezaevinde yatarak daha sonra suçsuz bulunduğumuz için beraat edildik. Bundan sonra ise sosyal bir takım mağduriyetler yaşandı. Bütün bu seneler içinde, Sayın Başbakan’ın bugüne kadar samimi bir söylemi hiç olmadı. Hep hakaret etti, hep milliyetçileri, ülkücüleri düşman gördü. İktidarı süresince, kamuda çalışan tüm ülkücü kadroları, PKK’dan bile daha tehLikeli gördü. Onları nasıl mağdur ederiz, hayat hakkı tanımayız diye adeta çaba gösterdi.

Sonra aynı Başbakan, çıkıp idam edilen Pehlivanoğlu’nun mektubunu okuy***k ağlıyor. Bu hareketi beni etkilemek şöyle dursun, samimi olmadığı için aksine huzursuz etti. Mustafa, Gaziantepli fakir bir ailenin çocuğuydu. O’nun dramı ‘tek’ değildi. Birçok kişi vardı idam edilen.

Bu idamların yaşattığı mağduriyetleri, hak hukuk kayıplarını, ailelerin çektiği ıstırapları bugüne dek hiç konu etmedi. Şimdi çıkıp sahte gözyaşıyla Pehlivanoğlu mektubunu okuyacaksın, üstelik onun da işine gelen yerlerini okuyacaksın. Ne kadar ciddiyetsiz… Etkilenmedim, daha da nefret ettim. Tamamiyle istismar olarak gördüm. Amacı ise ülkücü camianın içini karıştırmaktı…”

EVET DİYEN ÜLKÜCÜ YOK

12 Eylül 2010 tarihindeki referandumda “Evet” oyu vereceğini açıklayan kişilerin bazılarını çok iyi tanıdığını, bazılarının ise camia ile en ufak bir ilgisi olmadığını söyleyen Şahan Özgenç, “Bunlar, 30 yıldır ülkücü camiadan kopmuş isimler. Şimdi onlar için ben ülkücüdür, değildir tartışmasına giremem. Zaten kopmuşlar, başka saflarda yerlerini almışlar. Seçimlerini yapmışlar. Bazıları da AKP’yi seçmiş. Bir çoğu o kesimde iş yapıyor. Bir kısmı partiden menfaatleniyor. Dolayısıyla bunları istismar olarak görüyorum. Benim görüştüğüm ülkücülerde ise böyle bir durum söz konusu değil. ‘Evet’ diyenlerin yanıldıkları bir hususun altını çizmekte yarar var. Bu referandum, 12 Eylül ile hesaplaşma olsa ilk önce ben veririm o ‘evet’ oyunu. Ama maalesef ilgisi bile yok” diye konuştu.

YARGININ KUŞATILMIŞLIĞINI İYİ BİLİRİM

AKP’nin açılım, yargıyı kuşatma gibi politikaları olduğuna dikkat çeken Şahan Özgenç, “Ben yargının kuşatılmasının ne demek olduğunu çok iyi biliyorum. Çünkü biz öyle bir dönemde yargılandık. O zaman 12 Eylül hukuku vardı ama yargı birileri ne derse onu yapıyordu. Aynı dönemi yaşıyoruz. Yarın, yine mobil mahkemeler kurulup, insanlar yargılanacak. Türkiye adeta uçurumun kenarına sürüklenecek” dedi.



vakgul
BİR YERDEN OKUMAZSA BİZİM RECEP BEY ÇOK POT KIRIYOR.MESELA MHP MECLİSTE OLMADIĞI HALDE APO DENEN ZİBİDİYİ SİZE TESLİM ETTİLER BİLE DEDİ.

  Toplam 414 kayıt bulundu.

  Sayfa: 1 [ 2 ] [ 3 ] [ 4 ] [ 5 ] [ 6 ] [ 7 ] [ 8 ] [ 9 ] [ 10 ] [ 11 ] [ 12 ] [ 13 ] [ 14 ] [ 15 ] [ 16 ] [ 17 ] [ 18 ] [ 19 ] [ 20 ] [ 21 ] [ 22 ] [ 23 ] [ 24 ] [ 25 ] [ 26 ] [ 27 ] [ 28 ] [ 29 ] [ 30 ] [ 31 ] [ 32 ] [ 33 ] [ 34 ] [ 35 ] [ 36 ] [ 37 ] [ 38 ] [ 39 ] [ 40 ] [ 41 ] [ 42 ]



Ziyaretçi Defteri Yeni kayıta kaplı

Mustafa Kemal ATATÜRK
HAYATI
Atatürk''ün Büyük Nutku
Atatürk'ün Gençliğe Hitabesi
İlke ve Devrimleri
Atatürk Diyor ki!
Atatürk'ün Sözleri
Atatürk' ten Hatıralar
Kamu Çalışanların Sesi
Arama motoru
 
Mevzuat
Mevzuat
TÜRKAV Şubelerimiz
Faaliyetleri
TÜRKAV 'dan Duyurular
5.İSTİŞARE TOPLANTI HAKKINDA
ŞUBE BAŞKANLIKLARINA 5. İSTİŞARE HAKKINDA
Şube Başkanlarının Dikkatine
TÜRKAV'a üye olun!
ŞUBE BAŞKANLIKLARINA
YAĞMUR DAMLASI YARDIMLAŞMA VE DAYANIŞMA DERNEĞİ
Vakfımızın Sitesine Üye olanların Dikkatine
Kitap Tanıtımı
Türk Toplum Yapısı / Osmanlıdan Günümüze
Altın Nesihatlar
Oğuz Kaan
Atatürk
Şeyh Edebali
Hayme Ana
Osman Gazi
Yararlı Adresler
Piyasalar
Merkez Bankası
Döviz Kurları
DÖVİZ
ALIŞ
SATIŞ
DOLAR 1.503 TL 1.510 TL
EURO 1.917 TL 1.927 TL
Hava Durumu